Her 10 kadından biri PKOS riski taşıyor. Uzmanlar, hormon bozukluğunun belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Çocuk sahibi olma şansı ve riskler…
Polikistik Over Sendromu (PKOS), doğurganlık çağındaki kadınlarda sıkça görülen bir hormon bozukluğudur. Yumurtalıklarda küçük kistlerin oluşumu, adet düzensizlikleri, aşırı tüylenme, akne ve kısırlık gibi belirtilerle kendini gösterebilen bu durum, yaklaşık her 10 kadından birini etkilemektedir.
Doç. Dr. Fatma Ketenci Gencer, PKOS’un metabolik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın temelinde insülin direnci ve artmış androjen seviyeleri yatmaktadır. Farklı yaş gruplarındaki kadınlar, ergenlik döneminde kıllanma ve adet düzensizliğiyle başvururken, üreme çağındaki hastalar daha çok kısırlık problemleriyle hekime başvurabilmektedir.
PKOS tanısı için Rotherham Kriterleri kullanılmaktadır. Bu kriterler arasında ultrasonda çok sayıda olgunlaşmamış yumurtacığın görülmesi, artmış sivilcelenme ve kıllanma ile düzensiz adet görme yer alır. Bu belirtilerden ikisinin bulunması durumunda tanı konulabilir. PKOS’un kesin bir tedavisi bulunmamaktadır; tedavi, hastanın şikayetlerine yönelik kişiye özel olarak planlanmaktadır.
Hastalığın yönetiminde kilo verme, yaşam tarzı değişiklikleri ve Akdeniz diyeti gibi yaklaşımlar önemlidir. İnsülin direncini kırmak, ilerleyen dönemlerde diyabet ve gebelikle ilişkili şeker veya hipertansiyon gibi sorunların riskini azaltır. Bu nedenle, medikal tedavilerle insülin hassasiyeti artırılabilir.
PKOS’lu hastaların çocuk sahibi olamayacağı yönündeki yaygın kanı doğru değildir. İnsülin direnci veya diğer faktörlerin kontrol altına alınmasıyla yumurtlama sağlanabilir. Yumurta çatlatma tedavileri veya tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri ile gebelik elde etme şansı yüksektir. Hatta tüp bebek tedavisinde bu hastaların başarı oranı diğer gruplara göre daha yüksek olabilmektedir.
Doç. Dr. Gencer, PKOS hastalarında östrojen fazlalığı nedeniyle rahim iç duvarı kanseri veya meme kanseri gibi durumların riskinin bir miktar artabileceğini vurguladı. Bu nedenle düzenli jinekolojik takibin büyük önem taşıdığı belirtildi. Özellikle 45-50 yaş bandında anormal adet kanamaları veya memede kitle gibi belirtiler göz ardı edilmemeli, acilen hekime başvurulmalıdır. Kadınların kendi kendine meme muayenelerini yapmaları da erken teşhis için kritik rol oynamaktadır.
İnsülin direncini kırmanın en etkili yollarından biri kilo vermektir. Kilo kaybı, bazı hastalarda tek başına yumurtlamayı geri getirebilir ve doğal yollarla gebelik şansını artırabilir. Ailesinde diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı öyküsü bulunan hastaların daha dikkatli olması ve hekim takibinde kalması önerilmektedir.
Adana Medya, Adana başta olmak üzere Türkiye’den güncel gelişmeleri hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına sunan dijital medya platformudur. Yerel ve ulusal haberleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap