Kışın pencereler günün büyük bölümünde kapalı kalır. İçeride biriken yemek kokusu, radyatör üzerinde kuruyan çamaşırın rutubeti ve peteklerin ısıttığı toz havayı birkaç hafta içinde ağırlaştırır. Aynı dönemde ısıtma yüzünden bağıl…
Kışın pencereler günün büyük bölümünde kapalı kalır. İçeride biriken yemek kokusu, radyatör üzerinde kuruyan çamaşırın rutubeti ve peteklerin ısıttığı toz havayı birkaç hafta içinde ağırlaştırır. Aynı dönemde ısıtma yüzünden bağıl nem düşer, boğaz ve burun kurur. Bu iki şikayet ayrı ayrı dile getirilse de çoğu evde aynı anda ortaya çıkar. Son yıllarda ikisini tek cihazda toplayan çözüm yaygınlaştı: sisiyle nem veren, haznesine damlatılan esansla kokuyu da odaya dağıtan küçük ultrasonik modeller. SudoraGift gibi hediyelik eşya kataloglarında satılan bir kokulu hava nemlendirici, bu iki sorunu aynı anda çözmek isteyenler için pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Ultrasonik cihazlarda su ısıtılmaz. Hazne tabanındaki plaka çok yüksek frekansta titreşir ve yüzeyden mikron boyutunda damlacıklar koparır. Görünen soğuk sis budur. Kokunun bu tipte öne çıkmasının nedeni ısının devrede olmamasıdır: esansın uçucu bileşenleri yakılmadığı için koku bozulmadan havaya karışır, cihaz da bunun için fazladan enerji harcamaz. Aynı mekanizmanın ikinci yüzü de var. Sis, suyun içindeki her şeyi odaya taşır. Musluk suyunun mineralleri yakındaki mobilyada ince beyaz bir toz olarak görünür, haznede günlerce bekleyen suyun içeriği ise doğrudan solunan havaya karışır.
Nem tarafında beklentiyi gerçekçi tutmak gerekir. Masaüstü ölçüsündeki bir cihaz çalışma masasını, komodin çevresini veya küçük bir yatak odasını etkiler, kapısı sürekli açık duran bir salonu tek başına dengelemez. İç mekan için yaygın olarak önerilen bağıl nem aralığı yüzde 30 ile 50 arasıdır, bazı kaynaklar üst sınırı yüzde 60’a kadar çeker. Üst sınır en az alt sınır kadar önemlidir. Sabahları cam kenarında düzenli su birikiyorsa oda artık nem almıyor, fazlasını yoğuşma olarak geri veriyordur.
Kokulu kullanımda ilk ayrım cihazın hangi amaçla tasarlandığıdır. Aroma difüzör olarak satılan modellerin haznesi ve iç yüzeyleri yağla temas edecek şekilde üretilir. Sadece nemlendirme için tasarlanmış bir modelde ise esans plastiği zamanla matlaştırabilir, ultrasonik plakanın üzerinde ince bir film bırakarak sis verimini düşürebilir. Cihazın kullanım kılavuzunda yağ kullanımına dair bir ifade yoksa hazneye esans dökmemek en güvenli yoldur.
Kokuyu suya karıştırmayan tasarımlar da var. Tuz taşı yerleştirilen difüzörlerde koku taşın üzerine damlatılır, sis yalnızca nem işini görür. Bu ayrım temizlik açısından da rahatlık sağlar, çünkü hazne yağla hiç temas etmez.
Burun yaklaşık yirmi dakika içinde sürekli maruz kaldığı kokuyu algılamayı bırakır. Bu yüzden cihazı uzun süre açık tutan kişi kokuyu az bulup dozu artırır, eve yeni giren biri aynı ortamı ağır bulur. Doz kararını odaya yeni giren birinin tepkisine göre vermek daha doğrudur. Birkaç noktaya dikkat etmek yeterli olur:
Bu ürün grubunun dekorasyon tarafına geçmesi tasarım değişikliğiyle oldu. Çıkan sisin altına turuncu ışık yerleştirilen mineli gövdeler titrek bir alev görüntüsü verir, tren ve gemi biçimindeki modeller cihazı rafta duran bir objeye çevirir, su damlasının yukarı doğru aktığı izlenimi veren tasarımlar ise akşam saatlerinde başlı başına bir ambiyans kurar. Nostaljik ve dekoratif ürünleri bir arada toplayan hediyelik eşya kataloglarında kokulu hava nemlendirici ararken masaüstü ölçüsünden salon köşesine uygun daha iri gövdelilere kadar farklı boyutlarla karşılaşılıyor. Küçük dairelerde ayrı bir dekor objesine yer ayırmak istemeyen kullanıcı için bu ikili işlev pratik bir çözüm.
Yatak odasına alınacak modelde ışığın tamamen kapatılabilmesi ayrıca sorulmaya değer. Aynı ışık salonda hoş dururken uyku sırasında rahatsız edebilir.
Soğuk sis ağırdır ve yükselmeden önce yakın yüzeye çöker. Cihazı doğrudan zemine veya halının üzerine koymak hem kokunun odaya yayılmasını engeller hem de o noktada nem lekesi bırakır. Sert bir yüzeyde, zeminden yarım metre kadar yüksekte ve odanın hava dolaşımının olduğu bir noktada çalıştırmak daha iyi sonuç verir. Sis çıkışı perdeye, tabloya, kitaplığa, ahşap dolap kapağına, prize veya elektronik cihaza dönük olmamalıdır. Ahşap bir yüzey kullanılacaksa altına su geçirmez bir altlık koymak verniği korur.
Esans kullanılan bir haznede yalnızca kireç değil ince bir yağ filmi de birikir. Bu film ultrasonik plakanın üzerinde kaldığında cihaz aynı ayarda daha az sis üretmeye başlar. Haftada bir hazneyi tamamen boşaltıp yumuşak bir bezle silmek, plaka üzerindeki birikimi üretici talimatına uygun bir yöntemle temizlemek ve suyu birkaç günde bir tazelemek çoğu model için yeterlidir. Sezon sonunda cihazı kurutmadan kaldırmak ise en sık yapılan hatadır. Nemlendiricilerin ömrünü kısaltan şey genellikle arıza değil, haznede unutulan sudur.
Bu cihazların hediye listelerinde yer bulmasının nedeni açık: hem her gün çalışan bir eşya hem de görünürde duran bir obje. Yeni taşınılan bir eve, ofiste masa başında uzun saat geçiren birine ya da kışın kuru hava sorununu sürekli dile getiren bir yakına verildiğinde rafta beklemiyor. Kokulu modellerde tek fark şu: koku son derece kişisel bir tercihtir ve karşı tarafın sevmediği bir esans cihazın tamamını kullanılmaz hale getirebilir. Bu yüzden hediye ederken esansı yanında vermek yerine cihazın kokusuz da rahat çalışabildiğinden emin olmak, seçimi karşı tarafa bırakmak daha isabetli oluyor.
Adana Medya, Adana başta olmak üzere Türkiye’den güncel gelişmeleri hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına sunan dijital medya platformudur. Yerel ve ulusal haberleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap