Çene genişletme tedavisinde asıl hedef dişleri yana doğru devirmek değil, dar kalmış üst çenenin kendisini genişletmektir. Damağın ortasında iki üst çene yarısını birleştiren bir hat bulunur. Gelişimini tamamlamamış bir hastada bu hatta kontrollü kuvvet uygulandığında iki yarı birbirinden uzaklaşır ve aralarında açılan alan zamanla yeni kemik dokusuyla dolar. Uygulamanın mantığı da buradan çıkar: aparey genişletir,…
Çene genişletme tedavisinde asıl hedef dişleri yana doğru devirmek değil, dar kalmış üst çenenin kendisini genişletmektir. Damağın ortasında iki üst çene yarısını birleştiren bir hat bulunur. Gelişimini tamamlamamış bir hastada bu hatta kontrollü kuvvet uygulandığında iki yarı birbirinden uzaklaşır ve aralarında açılan alan zamanla yeni kemik dokusuyla dolar. Uygulamanın mantığı da buradan çıkar: aparey genişletir, kemik dolumu ise beklemeyi ve genişlemiş konumu yerinde tutmayı gerektirir.
Bu yüzden süreç tek bir aşamadan ibaret değildir. Aktif genişletme, genişlemiş konumun pasif olarak korunduğu bekleme ve ardından gelen pekiştirme birbirinden ayrı işlerdir. Hastalar çoğunlukla yalnızca birincisini tedavi sayar; oysa sonucun kalıcılığını büyük ölçüde diğer ikisi belirler.
Aynı aparey iki farklı sonuç üretebilir. Kuvvet damak ortasındaki birleşim hattını gerçekten açtığında iskeletsel genişleme olur ve çene kemiğinin genişliği değişir. Kuvvet bu hattı açmaya yetmediğinde ise dişler kendi kemik yuvaları içinde dışa doğru eğilir. Ağızda daha geniş bir görüntü ortaya çıkar, ancak çenenin genişliği aynı kalır.
Bu ayrım pekiştirme ihtiyacını doğrudan etkiler. İskeletsel genişlemede beklenen şey, ayrılan bölgede yeni kemiğin olgunlaşmasıdır. Dişsel eğilmede ise dişleri eski konumuna çeken kuvvetler devrede kalır ve geri dönüş eğilimi başka bir biçimde ortaya çıkar. Hekimin hangi etkiyi hedeflediği, hem aparey seçimini hem de genişlemiş konumun ne kadar süreyle sabit tutulacağını belirler.
Birleşim hattının gelişim durumu bu tercihi sınırlar. Hat olgunlaştıkça aynı aparey aynı iskeletsel etkiyi üretmez ve hekim farklı yaklaşımları değerlendirir. Karar klinik muayene ve radyografik değerlendirme sonrasında verilir.
Genişletme apareylerinin çoğunda damak ortasına gelen bir vida bulunur. Vida çevrildikçe apareyin iki gövdesi birbirinden uzaklaşır. Bu hareket, apareyin bağlandığı azı ve küçük azı dişlerine aktarılır; dişler de kuvveti kök çevrelerindeki kemiğe ve oradan damak bölgesine iletir. Kuvvet dişlerin üzerinden geçse bile hedef nokta çenenin kendisidir.
Vidanın ne kadar ve hangi aralıkla çevrileceği hastanın kendi kararına bırakılmaz. Bir çene darlığı tedavisi planında hedeflenen genişleme miktarı, aktivasyon talimatı, hangi dişlerin destek olarak kullanılacağı ve genişlemenin nerede durdurulacağı önceden belirlenir. Aileye verilen çevirme talimatı bu planın bir parçasıdır, bağımsız bir uygulama değildir; her kontrolde ulaşılan genişlik ölçülerek plan güncellenir.
Aktivasyonda ortaya çıkan kuvvet, klasik diş teli tedavisindeki kuvvetlerle aynı işi yapmaz. Diş teli dişleri kemik içinde yavaş yavaş taşır. Genişletme apareyi ise daha kısa bir dönemde, iki kemik yarısını ayırmaya yönelik daha büyük bir kuvvet üretir. Bu nedenle aktif genişletme, tedavinin bütününe göre kısa fakat takibi sıkı bir aşamadır.
Apareyler kuvvetin nasıl uygulandığına ve hasta uyumuna ne kadar bağlı olduğuna göre ayrılır. Seçim estetik tercihle değil, hedeflenen etkiyle ilgilidir.
|
Aparey grubu |
Ağızdaki konumu |
Hasta uyumuna bağlılık |
Öne çıktığı durum |
|---|---|---|---|
|
Vidalı sabit genişletme apareyi |
Dişlere bantlanır veya yapıştırılır, hasta çıkaramaz |
Düşük, aparey sürekli ağızdadır |
İskeletsel etkinin hedeflendiği vakalar |
|
Vidalı hareketli akrilik plak |
Takıp çıkarılabilen damak plağı |
Yüksek, kullanım süresi sonucu belirler |
Daha sınırlı genişletme ve dişsel düzenleme |
|
Tel esaslı sabit genişletici |
Dişlere sabitlenen bükümlü tel düzeneği |
Düşük |
Yavaş ve daha çok dişsel etkinin yeterli görüldüğü durumlar |
Hareketli plak takılmadığı sürece kuvvet üretmez, dolayısıyla sonucu belirleyen şey günlük kullanımdır. Sabit apareyde kuvvet vidanın konumuyla belirlenir; burada da aktivasyon talimatına uyulması ve kontrol randevularının aksatılmaması sonucu doğrudan etkiler.
Bu dönemde sık yapılan hata, görünür bir değişiklik olduğu için aktivasyonun erken bırakılmasıdır. Ön dişlerdeki boşluk gözle görülür bir işarettir, ancak hedeflenen genişlemenin tamamlandığı anlamına gelmez. Genişlemenin yeterli olup olmadığına klinik ölçüm ve gerektiğinde radyografik değerlendirme ile karar verilir.
Vida hedeflenen konuma ulaştığında çevirme durur, fakat aparey hemen çıkarılmaz. Ayrılan iki kemik yarısı arasındaki alan bu aşamada henüz olgunlaşmamış dokudur. Aparey pasif hale getirilerek bir süre ağızda bırakılır; böylece genişlemiş konum yerinde tutulurken kemik dolumunun ilerlemesi beklenir. Apareyin ne zaman çıkarılacağına hasta ya da aile değil, takip eden hekim karar verir.
Bekleme sona erdiğinde pekiştirme aşamasına geçilir. Pekiştirme, damak bölgesine sabitlenen bir ark ya da takıp çıkarılabilen bir plak ile sağlanabilir. Amaç yeni genişliği korumak ve çevre dokuların bu konuma uyum sağlamasına zaman tanımaktır. Pekiştirmenin türü ve süresi vakaya göre hekim tarafından belirlenir; herkese uyan tek bir takvim yoktur.
Pekiştirme atlandığında genişlemiş yapının daralmaya doğru geri dönme eğilimi bulunur. Bu eğilim tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez, dokuların bilinen davranışıdır ve planlı biçimde yönetilir. Pekiştirme döneminde kontrol randevularının sürmesinin nedeni de budur.
Çene genişletme çoğu durumda tek başına tamamlanan bir tedavi değil, üst çenede genişlik ve yer kazandıran bir aşamadır. Kazanılan alan dişlerin dizilimi için kullanılmadığında bu yerin bir bölümü zamanla kaybolabilir. Bu nedenle genişletme kararı verilirken sonraki aşamanın da planlanmış olması beklenir.
Dizilim aşamasında klasik diş teli ya da uygun görülen vakalarda şeffaf plak devreye girebilir. Uzm. Dt. Çağrı Şibal’ın muayenehanesinde bu iki yöntem için paylaşılan süreler ortalamadır: şeffaf plakta hafif vakalarda 3-6 ay, orta vakalarda 6-12 ay, kompleks vakalarda 12-18 ay; sabit tel tedavisinde hafif vakalarda 6-12 ay, orta vakalarda 12-18 ay, kompleks vakalarda 18-24 ay. Bu aralıklar vakanın kendi koşullarına göre değişir ve bir süre taahhüdü değildir.
Çene darlığının derecesi, gelişim durumu ve kapanış ilişkisi hastadan hastaya değişir. Aparey seçimi de pekiştirme kararı da bu nedenle muayene ve radyografik değerlendirme sonrasında verilir. Uzmanlık eğitimini Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda tamamlayan Uzm. Dt. Çağrı Şibal, İzmir Bayraklı’daki muayenehanesinde çocuk, ergen ve yetişkin hastalarda ortodonti ve şeffaf plak tedavisi uygulamaktadır. Değerlendirme randevusu için 05325054008 numaralı hattan bilgi alınabilir.
Adana Medya, Adana başta olmak üzere Türkiye’den güncel gelişmeleri hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına sunan dijital medya platformudur. Yerel ve ulusal haberleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap