Bir türkünün uzun hava mı yoksa kırık hava mı olduğu, ezginin ölçüsüne bakılarak anlaşılır. Aynı türkünün ağıt ya da destan sayılması ise ezgiyle değil, sözün neyi anlattığıyla ilgilidir. Yani bu…
Bir türkünün uzun hava mı yoksa kırık hava mı olduğu, ezginin ölçüsüne bakılarak anlaşılır. Aynı türkünün ağıt ya da destan sayılması ise ezgiyle değil, sözün neyi anlattığıyla ilgilidir. Yani bu dört ad tek bir sıranın dört basamağı değildir; iki ayrı ölçütün cevaplarıdır.
Karışıklığın büyük bölümü buradan çıkar. Pek çok kaynak ağıdı uzun hava türleri arasında sayar, çünkü ağıtların çoğu serbest ritimle okunur. Ancak bu bir tanım değil, bir eğilimdir. Ağıt sözün işlevini, uzun hava ise ezginin ölçüsünü tarif eder.
Uzun hava belirli bir usule bağlı kalmadan söylenir. Süreyi metronom değil, sözün nefesi, icracının tavrı ve yörenin söyleyiş ağzı belirler. Aynı uzun havayı iki icracı farklı uzunlukta okuyabilir ve ikisi de geleneğe uygundur.
Kırık hava ise ölçülü bir nabza oturur. Ölçü sabit olduğu için ezgi topluca çalınabilir, oyunla eşleşebilir ve bağlama, davul, zurna, tef gibi çalgılarla birlikte yürüyebilir. Kırık havanın oyunla anılmasının nedeni neşeli olması değil, sayılabilir bir ritmi olmasıdır.
|
Ölçüt |
Uzun hava |
Kırık hava |
|---|---|---|
|
Ritim |
Serbest, belirli usule bağlı değil |
Belirli usul ve ölçüye bağlı |
|
Süre |
İcraya göre değişir |
Ölçüyle sabitlenir |
|
Toplu icra |
Çoğunlukla tek sesle ve serbest |
Toplulukla ve oyunla uyumlu |
|
Yaygın adlandırmalar |
Bozlak, maya, hoyrat, divan, gurbet havası |
Halay, horon, zeybek, bar, karşılama |
Uzun hava bir üst başlıktır. Altında bozlak, maya, hoyrat, divan, gurbet havası, yol havası, barak ağzı, arguvan ağzı, çamşıhı ağzı ve müstezat gibi adlandırmalar bulunur. Bu adların bir kısmı ezginin karakterini, bir kısmı da doğrudan yörenin söyleyiş ağzını işaret eder.
Bozlak, insan feryadını andıran tiz ve gergin söyleyişiyle ayrılır. Barak ağzı adını Gaziantep’in Nizip ilçesindeki Barak köylerinden alır. Uzun hava geleneği Güneydoğu Anadolu’da, özellikle Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman çevresinde güçlü biçimde yaşar. Bu nedenle uzun hava listesine bakan biri aslında bir ezgi biçimine değil, bir söyleyiş coğrafyasına da bakmış olur.
Oyun ezgilerinin neredeyse tamamı kırık havadır, ama bunun tersi doğru değildir. Ölçülü olmak, ezginin oynak ya da sevinçli olmasını gerektirmez. Yas konulu, ağır tempolu ve ölçüsü net kırık havalar da vardır. Bir ezgiyi kırık hava yapan tek şey usule bağlı olmasıdır.
Ağıt; ölüm, hastalık, kaza, savaş, doğal afet ve gurbet gibi kayıp ve çaresizlik durumlarında yakılır. Söylemeye ağıt yakma, söyleyene ağıtçı denir. Anadolu’da ağıtçı için ağlayıcı, sağıcı, sağucu, bayatıcı ve sazlıyan gibi adlandırmalar da kullanılmıştır.
Ağıtlar çoğunlukla mani ve koşma nazım şekilleriyle kurulur. Sözde ölenin geride bıraktığı boşluk, ortak hatıralar, dostluk ve isyan duygusu öne çıkar. Ağıdı tanımlayan şey ezginin ölçüsü değil, sözün taşıdığı tanıklıktır. Bu yüzden bir ağıt serbest ritimli bir uzun hava olarak da, ölçülü bir kırık hava olarak da söylenebilir.
Ağıtların ayrı bir başlık altında toplanması da bu yüzden anlamlıdır. Türkü Dostları arşivinde türküler ezgi biçimine, konusuna ve kaynağına göre farklı bölümlerde listelendiği için aynı kayıt birden fazla ölçüte göre bulunabilir.
Destan tek bir duyguyu değil, bir olay dizisini aktarır. Metin uzundur, sık sık yedi heceli dörtlüklerden kurulur ve baştan sona aynı ezgi kalıbı tekrar eder. Kalıp ezgi genellikle dar bir ses alanında döner. Bu sadelik bir eksiklik değil, işlevin sonucudur: uzun bir anlatının ezberlenmesini ve kesintisiz aktarılmasını kolaylaştırır.
Ağıt ile destan konu bakımından komşu olabilir. Bir yangın, bir deprem ya da bir eşkıya olayı hem ağıda hem destana konu olur. Ayrım anlatım biçiminde kalır: ağıt kaybın etrafında yoğunlaşır ve duyguyu büyütür, destan ise olayın sırasını izler ve haber verir.
Ölçü ekseni ile konu ekseni birbirini keser. Bir ağıt aynı anda uzun hava olabilir, bir destan ölçülü bir kalıpla söylenebilir. Tek bir düz liste bu kesişimi taşıyamaz, çünkü okuyucu her zaman aynı soruyla gelmez. Kimi zaman ezginin biçimi, kimi zaman türkünün konusu, kimi zaman da kaydın kaynağı aranır.
16 Nisan 2002 tarihinden beri yayında olan Türkü Dostları’nda bu bölümlerin yanında Türkü Notaları, Ezgi Notaları, Türkü Hikayeleri ve TRT Repertuvarı gibi başlıklar da yer alır. Türkü sözü sayfalarında Repertuvar, Söz ve Yöre alanları birlikte görünür. Arama ise iki eksende yürür: sanatçıya göre ve yöreye göre.
Olabilir. Ağıt sözün işlevini, uzun hava ezginin ölçüsüzlüğünü tarif eder. Bu iki nitelik aynı türküde birlikte bulunabildiği gibi, ölçülü bir ezgiyle söylenen ağıtlar da vardır.
Ezgiye ayak uydurup düzenli biçimde sayabiliyorsanız kırık havadır. Sayım her dizede kayıyor, duraklar icracının nefesine göre uzayıp kısalıyorsa uzun havadır.
Ağıt bir kayıp karşısındaki duyguyu yoğunlaştırır ve genellikle kısa nazım birimleriyle ilerler. Destan bir olayın gelişimini baştan sona anlatır, uzundur ve aynı ezgi kalıbını tekrar ederek ilerler.
Türkü sözü sayfalarındaki Repertuvar, Söz ve Yöre alanları kaydın künyesini verir. Tür bazlı arama yapmak isteyen okur ise doğrudan Uzun Havalar, Ağıt Listeleme, Destan Listeleme ve Derleme Türküler bölümlerinden ilerleyebilir.
Adana Medya, Adana başta olmak üzere Türkiye’den güncel gelişmeleri hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına sunan dijital medya platformudur. Yerel ve ulusal haberleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap